Tanzimat Edebiyatı

 

Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı

Batı’nın Rönesans ile edindiği düşünsel birikim Aydınlanma dönemini doğurmuştur. Aydınlanma döneminin Bacon, Voltaire, Monresquieu ve Kant gibi düşünürleri peşin hükümlerin, dogmaların ve batıl inançların, kilisenin dar görüşlerinin yerine aklın aydınlığında düşünmeyi, gerçekleri deneyle kavramayı yani rasyonalizmi ve pozitivizmi savunmuşlardır.

“Aklın”, “bilimselliğin”, “gerçeğe verilen önemin” öne çıkarılması pozitif bilimlere verilen önem 18. yüzyılın ortalarından itibaren Sanayi Devrimi’ni doğurur.

Orta Çağ’ın skolâstik mantığına karşı gelişen hümanizmin, aklı ve bireyi temel alan bir söylemi vardır.

1789 Fransız Devrimi, Osmanlıyı parçalayacak süreci başlatır.

Yenileşme, Osmanlı devletindeki gerilemenin sonucu olarak doğmuştur.

16. yüzyılın sonlarına dek birçok yönden Avrupa’dan üstün bir yönetime ve kurumlaşmaya sahip olan Osmanlı Devleti, Batı’daki gelişimleri dikkatle takip etmiştir. Ancak 16. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devleti askeri, ilmi ve ekonomik alanlarda bozulan kurumlarına dinamizm getirecek yenilik hamleleri yapamamıştır.

Değişen dünyanın Osmanlı’ya ilk büyük darbesi Viyana bozgunu (1683) olur. Viyana bozgunu, kendini yenilemeyen bir devletin, imparatorluk bile olsa, sadece asker sayısındaki üstünlükle savaşları kazanamayacağını ortaya koymuştur. 1699′ da Karlofça Antlaşması’nı imzalamaya mecbur kalan Osmanlı imparatorluğu bu antlaşmayla ilk defa toprak kaybetmiştir. Bu antlaşmadan sonra olumsuzluklar artmıştır. Genellikle pamuklu dokuma imalatı üzerine kurulu Osmanlı sanayi Avrupa’nın özellikle de İngiltere’nin tahakkümüne teslim edilmiştir. Yeniçeri ordusu donanımsız ve disiplinsiz bir duruma düşmüştür.

Osmanlı Devleti 1699 Karlofça ve 1718 Pasorafça Antlaşmalarıyla Batı’ya kaptırdıkları üstünlüklerine yeniden kavuşmak için Batı’nın fikri birikiminden ve teknolojideki gelişimlerinden yararlanma çalışmalarına başlamıştır. Bu amaçla yapılan ilk girişim Damat İbrahim Paşa döneminde Avrupa’ya elçiler (Yirmisekiz Çelebi Mehmet gibi) gönderilmesi olmuştur. Avrupa kültürüyle karşılaşmanın ilk sonuçları gemi yapımıyla ilgili yöntemlerin alınması, matbaanın kurulması gibi teknik; saray dekorasyonu, bahçe düzenlemesi gibi sosyal alanlardaki (Lale Devri) yenilikler olur.

Pozitif bilimlerle ilgili okullar açılmaya başlanır. 1773′te Mekteb-i Riyaziye, 1776′da Hendesehane (Baron de Tott tarafından açılmıştır), 1783′te Mühendishane-i Bahr-ı Hümayun, 182Tde Mekteb-i Tıbbiye açılır.

Yenileşme hareketi ilk olarak askeri sistemde kendini göstermiştir.

II. Mahmut, Yeniçerileri tamamen ortadan kaldırarak 1826′da Avrupai usullere göre düzenlenmiş Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla bir ordu kurar.

Tercümeler yapılmaya başlanır. Tercüme Odası kurulur. Tanzimat aydınlarının Batı’ya açılmasında Tercüme Odası’nın hazırlayıcı rolü vardır.

Türk edebiyatının yeniden yapılanması bakımından 1859′da yapılan iki çeviri önemlidir: Münif Paşa‘nın çevirdiği Muheverat-ı Hikemiyye (Volter, Fenelon ve Fontenel’den seçilmiş felsefi diyaloglar) ve Yusuf Kamil Paşa‘nın Fenelon’dan çevirdiği Telemak. Bu çevirileri Sefiller (“Mağdurin” adıyla) Robinson Cruzoe, Monte Cristo, Emil, Tartüffe gibi yapıtların çevirileri izler.

II. Mahmut döneminde yenileşmenin önemli bir aracı olacak ilk gazete de çıkar: Takvim-i Vekayi (1831)

Osmanlı Devleti’nde Batı’ya yöneliş Abdülmecit döneminde, Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu, 1839) ile resmiyet kazanmıştır. Tanzimat, “düzenlemeler” anlamına gelen bir sözcüktür. Bu fermanın ilanıyla birlikte Tanzimat Dönemi de başlamış olur.

Tanzimat Fermanı din, dil, ırk gözetmeksizin bütün halkın can, mal ve namusunun korunacağını, askerlik ve vergi kanunlarının yeniden düzenleneceğini ortaya koyan eşitlikçi bir söylem taşıyordu. Hâkim millet anlayışı yerine kanuni eşitlik getirilmiştir. Böylece Osmanlı Devleti, Batı anayasalarında yer alan temel hak ve özgürlükleri kabul ettiğini duyurmuştur. Tanzimat Fermanı, kökten bir değişme değildir, devlet yönetiminde bazı düzenlemelerden ibarettir. Tanzimat Fermanı’yla padişahın hak ve yetkileri sınırlandırılmıştır. Tanzimat Fermanının ardından ceza ve ticaretle ilgili yeni yasalar hazırlanmıştır. Bankalar kurulmuştur. Ülke vilayetlere, sancaklara, kazalara ve köylere bölünmüştür. Askerlik süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Telgraf idaresi, posta istasyonları kurulmuştur.

 

Tanzimat Dönemi Edebiyatı’nın Oluşumu

      HAZIRLIK DÖNEMİ

Yaklaşık olarak 19. yüzyıl başlarından 1860’a kadar süren, çevirilerle belirginleşen bu dönemde, Tanzimat’ı olgunlaştıran ilk verilere rastlanılır. Bu veriler, yeni dönem sanatına dil ve düşüncede taban hazırlar.

Sözlük, düzyazı alanında Mütercim Âsım; gezi, ma­ka­lede Sadık Rıfat Paşa; Mustafa Asım Efendi; çeviride Münif Efendi, Yusuf Kâmil Paşa; şiirde Âkif Paşa, Ethem Pertev Paşa hazırlık dönemini belirleyen önemli sanatçı­lardır.

Yeni edebiyatın başlamasını simgeleyen bu sanatçı­ları, herhangi bir düzeneğe yerleştirmek olanaksızdır. Di­van, Halk, Batı edebiyatlarından izler taşımalarına karşın bir dizgeye (sistem) oturtulamazlar. Sanata yeni görüş; eski yeni mazmun ve serbest buluşlarla katılırlar.

Kısacası bu dönemde: Dilin kitlesel işlevi kavranıyor, halk edebiyatına bir eğilim başlıyor. Çevirilerde gelece­ğin serbest şiir düzenini koşullayan yenilikler görülüyor. Konu bütünlüğüne gidiliyor, en azından ilk örnekler veri­liyor.

Ethem Pertev Paşa, Şinasi, J.J. Rousseau, Victor Hugo, La Martine gibi Fransız şairlerinden ilk şiir çeviri­lerini yapıyor; Yusuf Kâmil Paşa, ilk roman çevirisi Tele­mak’ı (Fenelon) veriyor, ilk gazeteler Takvim–i Vakayi (1831) ve Ceride–i Havadis (1840) bu süreçte basılıyor. Böylece Tanzimat’ı yeni bir düşünce ve sanat anlayışıyla oluşturacak ilk ürünler tek tek görülmeye başlanıyor.

Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla başlayan “Batılılaşma Dönemi Türk Edebiyatı’nın hazırlık dönemi” Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasına (1860) kadar sürer.

 

Tanzimat Dönemi Edebiyatında İlk Gazeteler

 

Türk edebiyatında gazete, Batı’yla ilişkilerin güçlendiği Tanzimat dönemiyle birlikte başlamıştır. Tanzimatçılar, halkı aydınlatmak ve onlara yol göstermek amacıyla gazete çıkarmışlardır. Gazetelerin yayımlanmaya başlaması makale, roman, hikâye, tiyatro gibi türlerin edebiyatımıza girmesinin önünü açmıştır.

1.Takvim-i Vakâyı (1831)  ilk resmi gazete, II. Mahmut Dönemi
2. Ceride-i Havadis  (1840)  ilk yarı resmi gazete William Churchill adında bir İngiliz tarafından çıkarılmıştır.
3. Tercüman-ı Ahval Gazetesi (1860)  ilk özel Türkçe gazete, Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılmıştır.
4. Tasvir-i Efkâr (1862)  Şinasi tarafından çıkarılmış, sonra Namık Kemal devralmıştır.
5. Ayine-i Vatan  (1866)  Mehmet Arif Bey’in gazetesi, ilk resimli gazetedir.

6. Muhbir  (1866)  Ali Suavi tarafından çıkarılmıştır.
9. İbret  (1870)  Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılmıştır.

11. Tercüman-ı Hakikat  (1878)  II. Abdülhamit Dönemi’nin en önemli gazetesidir. Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılmıştır.
13. İkdam  (1894)  Ahmet Cevdet tarafından çıkarılmıştır.

Tanzimat Dönemi Edebiyatı’nın Genel Özellikleri

Tanzimat dönemi edebiyatının genel özellikleri şunlardır:

•Tanzimat edebiyatının hazırlık dönemi, Tanzimat Ferma­nı’nın ilanıyla başlar Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayım­lanmasına kadar sürer.

•Tanzimat edebiyatı 1860′ta Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanmasıyla başlar, 1896′ya kadar sürer.

•Batı’dan alınan roman, hikâye, tiyatro, eleştiri, makale gibi türler ilk kez Tanzimat döneminde kullanılmaya baş­lanmıştır.

•I. Topluluk sanatçıları Fransız Devrimi’nin etkisiyle tüm dünyaya yayılan vatan, millet, adalet, eşitlik, hürriyet gibi kavramları işlemişlerdir.

•I. Topluluk sanatçıları “toplum için sanat”; II. topluluk sa­natçıları “sanat için sanat” anlayışıyla hareket etmişlerdir.

•I. Dönem sanatçıları sanatın amacını toplumu eğitmek olarak gördükleri için yalın bir dili savunmuşlar; ama bunda başarılı olamamışlardır; II. dönem sanatçılarında dilde sadeleşme amacı yoktur.

•Tanzimat edebiyatında klasisizmden etkilenmeler olmuşsa da romantizmin ağırlığı görülür; Tanzimat II. dönemde realizmden de etkilenilmiştir.

•Tanzimat edebiyatında gazete aracılığıyla edebi, sosyal ve politik alanlarda yeni düşünceler sunulmuş; makale tiyatro gibi edebi türlerin ilk örnekleri gazetelerde verilmiştir.

•Tanzimat edebiyatı sanatçıları çok yönlü sanatçılardır. Hem yazar hem şair hem devlet adamı hem de gazetecilerdir.

Tanzimat edebiyatını, sanatçıların sanata yaklaşımlarını dikkate alarak, birinci ve ikinci dönem olmak üzere iki bölümde inceleyebiliriz.

 

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatının Özellikleri:

  1. Bu dönem sanatçılarına göre edebiyat halk eğiti­minde bir araçtır.
  2. Roman, öykü, makale, fıkra, eleştiri, tiyatro, ga­zete gibi türler ilk kez edebiyatımıza girmiştir.
  3. Edebiyatta hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kav­ramlar ilk kez yer almıştır.
  4. “Toplum için sanat” anlayışı benimsenmiştir.
  5. Sade bir dille yazmak amaçlanmış; fakat tam ba­şarı gösterilememiştir.
  6. Ortaya konulan eserler, taklit olduğu için teknik yönden zayıftır.
  7. Divan şiirinin nazım biçimleri aynen kullanılmış, fakat şiirin içeriği (özü) değişmiştir.
  8. Genelde aruz ölçüsü kullanılmış, ancak hece öl­çüsü de denenmiştir.
  9. Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa Klasisizmden; Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi ve Şemsettin Sami ise Romantizmden etkilenmişlerdir.
  10. Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.

 

İKİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ

İkinci dönem Tanzimat edebiyatı 1876’dan Ser­veti Fünun edebiyatının kuruluşuna (1895) kadar sü­rer. Sanata bakış açıları, eserlerinin özellikleri bakı­mından ikinci dönem Tanzimat sanatçıları, ilk dönem sanatçılarından farklı özellikler gösterir.

  1. 1.    Dönem sanatçıları, II. Abdülhamit’in siyasal bas­kıları yüzünden topluma dönük sanat yapama­mışlar, “sanat için sanat” anlayışını benimsemiş­lerdir.
  2. 2.    Birinci dönemdeki sade dil anlayışı terk edilmiş, eserlerde kullanılan dil ağırlaşmış, sanatlı söyle­yişe önem verilmiştir.
  3. Gazetecilik eski işlevini yitirmiş, siyasal ve top­lumsal sorunlardan söz etmek yerine basit gün­lük olaylar aktarılmıştır.

4.Tiyatro eserleri oynanmak için değil, okunmak için yazılmıştır.

5.Şiirde felsefi düşünceler, ölüm, karamsarlık, aşk, özlem, kurumuş çiçekler gibi tema ve konular iş¬lenmiştir.

6.”Güzel olan her şey”in şiire konu olabileceği ka-bul edilmiş; şiirin konusu genişletilmiştir. Şiirde bireysel duygulanmalar ağırlık kazanmıştır.

7.Divan şiiri nazım biçimleri terk edilmeye başlan-mış, Batılı biçimlerin ilk örnekleri verilmiştir.

8.Şiirde aruz ölçüsünün kullanımı sürdürülmüş, Abdülhak Hamit Tarhan bazı tiyatrolarında hece ölçüsünü denemiştir.

9.Bu dönemin şiiri, Servetifünun şiirine örnek ol-muştur.

10.Bu dönemde roman ve öykü tekniği daha da ge¬lişmiş, Batı ölçülerine uygun eserler verilmeye başlanmıştır.

11.Abdülhak Hamit Tarhan, Romantizmden; Sami-Paşazâde Sezai, Recaizade Ekrem, Realizmden; Nabızade Nazım ise Naturalizmden etkilenmiştir.

12.Muallim Naci, bu dönemde yaşayıp Divan edebiyatını savunan en önemli sanatçıdır.

 

Tanzimat Döneminde Öğretici Metinler

Tanzimat döneminde öğretici metinlerin genel özellikleri şunlardır:

•Tanzimat dönemi öğretici metinlerinde toplumsal konular işlenmiştir.

•Rönesans ve aydınlanma döneminin etkisiyle birlikte Tanzimat dönemi öğretici metinlerinde eşitlik, hürriyet, bilim, hukuk gibi kavramlar öne çıkar.

•Genellikle makale türünde eserler verilir. Bir öğretici metin olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ilk makaledir.

•Tanzimat dönemi öğretici metinlerinde Arapça ve Farsça sözcükler kullanılmakla birlikte süssüz, gösterişsiz, secisiz bir dil kullanılmıştır.

•Tanzimat dönemi edebiyatı öğretici metinlerinde Doğu Batı çatışması temada, dilde, ifade biçimlerinde kendini gösterir.

•Tanzimat döneminde halkı eğitmek ve bilgilendirmek amacıyla daha çok gazeteden yararlanılmıştır, öğretici metinler de daha çok gazetelerde yayımlanmıştır.

•Türk dili tarihi alanında çalışmalar yapılmış, sözlük çalışma­ları ilk defa bilimsel bir metodla düzenlenmiştir.

 

 

 

 

Tanzimat Döneminde Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiirler)

Tanzimat döneminde coşku ve heyecanı dile getiren metinlerin genel özellikleri şunlardır:

•Tanzimat şiirinde biçimsel olarak eskiye bağlı kalınmış, içerikte yenilik yapılmıştır. Başka bir deyişle divan edebiyatı nazım şekilleri kullanılmaya devam edilmiş, özellikle kasidede bazı değişiklikler yapılmıştır.

•Batı edebiyatının etkisiyle biçimsel yenilikler yapan II. topluluk sanatçıları şiir açısından I. topluluğa göre daha yenilikçidirler.

•Divan edebiyatının “göz için kafiye” anlayışına devam edilmiştir. Dönemin sonunda Recaizade Mahmut Ekrem “kulak için kafiye” anlayışını savunmuştur.

•Eski biçimlerle yeni konular işlenmiştir. Eskiyi ve yeniyi bir arada bulundurması bakımından şiirlerde bir “ikilik” söz konusudur.

•Kaside, terkib-i bent, müseddes gibi divan edebiyatı na­zım şekilleri kullanılmıştır. Bu nazım şekillerini kullanmakla birlikte, şiirlerin içerikleri değişmiştir.

•Hürriyet, eşitlik, adalet, hukuk gibi yeni temaları işlenmiştir.

•Divan ve halk şiiri geleneklerinin kalıplaşmış imgeleri (mazmunlar) kullanılmamıştır.

•Şiirler Batı düşüncesiyle ve klasisizm ile romantizm akım­larıyla ilişkilidir.

•Şiirlerin başlığı içeriğe göre (“Hürriyet Kasidesi” gibi) belirlenmiştir.

•Divan şiirindeki “parça güzelliği” yerine “konu birliği” ve “bütün güzelliği” anlayışı benimsenmiştir.

•Halka yönelik şiirler yazılmıştır, divan şairleri gibi, seçkin bir kesime seslenilmemiştir.

•Ağırlıklı olarak aruz kullanılmakla birlikte heceyle de şiirler yazılmıştır.

•Divan şiirinin ağır ve sanatlı dili eleştirilmiş, sade bir dil savunulmuş; ama bu, gerçekleştirilememiştir.

 

Tanzimat Döneminde Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

1-Tanzimat Döneminde Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

Tanzimat döneminde anlatmaya bağlı edebi metinlerin genel özellikleri şunlardır:

•Tanzimat’tan önce Türk edebiyatında olay çevresinde oluşan (anlatmaya ve göstermeye bağlı) edebi türler şunlardır: Halk hikâyeleri, destanlar, mesneviler, masallar ve geleneksel halk tiyatroları.

•Tanzimat’la birlikte olaya bağlı edebi metinlere şunlar da eklenmiştir: roman, hikâye ve tiyatro.

•Tanzimat döneminde roman, hikâye ve gazetelerde bölüm­ler halinde yayımlanarak (tefrika edilerek) okura ulaştırıl­mıştır.

•Fransız edebiyatından çevirilerle başlayan roman türündeki gelişmeler, telif (yazarın kendi yaratımı) romanların yazılmasıyla sürmüştür.

•Tanzimat edebiyatı romanlarında Doğu-Batı çatışması ile bundan doğan yıkımlar ve tarihteki başarılar öne çıkan konulardır.

•Tanzimat edebiyatı romanları teknik olarak zayıftır, yazarlar romanın akışına müdahale eder, romanı genellikle bir öğütle bitirirler.

•Roman ve hikâyelerde toplumu eğitme amacı öne çıkar; iyiler çok iyi, kötüler çok kötüdür, iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.

•Roman türünün ilk örnekleri (Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İntibah, Felatun Bey ile Rakım Efendi) romantizm akımının özelliklerini taşır, ikinci dönemle birlikte realist romanlar (Sergüzeşt, Araba Sevdası) yazılmıştır.

•Roman ve hikâyelerde divan edebiyatına göre sade bir dil kullanılmıştır.

•Romanlar toplumu eğitmek için bir araç olarak görüldü­ğünden teknik bakımdan kusurludur.

•Romanlarda (Felatun Bey’le Rakım Efendi, İntibah, Ser­güzeşt vb.) ilahi bakış açısı kullanılmıştır.

2-Tanzimat Döneminde Göstermeye Bağlı Edebi Metinler (Tiyatro)

Tanzimat döneminde göstermeye bağlı edebi metinlerin genel özellikleri şunlardır:

•Tanzimat’tan önce Türk edebiyatında geleneksel halk tiyatrosu ürünleri vardı. Karagöz, meddah, orta oyunu ve köy seyirlik oyunlarının oluşturduğu geleneksel tiyatro doğaçlamaya dayanıyordu ve genel olarak belirli bir sahnesi, dekoru yoktu. Tanzimat’la birlikte, Şair Evlenmesi’nin yayımlanmasıyla başlayan modern tiyatro ise belli bir metne dayalıdır ve bir sahnesi, dekoru ve komedi, trajedi, dram gibi türleri vardır.

•I. Toplulukta tiyatro toplumu eğitmede bir araç olarak görülmüştür, II. toplulukta okunmak için, bireysel konuların işlendiği tiyatrolar yazılmıştır.

•Birinci dönemde genellikle görücü usulüyle evliliğin yanlışlığı (Şair Evlenmesi), çokevliliğin yanlışlığı (Eyvah), vatan sevgisi, kahramanlık (Vatan yahut Silistre), aşk dramı (Zavallı Çocuk, Akif Bey) ve tarihsel konular (Celalettin Harzemşah) işlenmiştir. İkinci dönemde ise genellikle aşk dramları (Afife Anjelik, Vuslat yahut Süreksiz Sevinç), töreler (Çok Bilen Çok Yanılır), tarihsel konular (Tezer, Tarık, İbn-i Musa) işlenmiştir.

•İlk dönem ürünleri mensur olarak yazılırken Tanzimat’ın ikinci topluluğunda yer alan Abdülhak Hamit Tarhan’ın tiyatroları manzum olarak da yazılmıştır.

•Birinci dönem yazarlarının (Şinasi, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi) eserlerinde günlük konuşma dilinden yararlanılmış, sade bir dil vardır. İkinci dönem yazarlarının (Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan) tiyatro dili genel olarak sanatlı ve ağırdır.

•Tanzimat birinci dönemi edebiyatında Şinasi, Ahmet Mithat gibi yazarlar dilin sadeliği ve diyalogların doğallığıyla tiyatro eserlerini sahneleme tekniğine uygun yazmışlardır. Bununla birlikte Abdülhak Hamit Tarhan, tiyatrolarını okunmak için yazdığı için sahne tekniği bakımından zayıf tiyatrolar ortaya koymuştur, yine ikinci dönem yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’in tiyatroları da sahne tekniğine uygun değildir.

•Ahmet Vefik Paşa, Moliere’den yaptığı çeviri ve uyarla­malarla tiyatroya büyük katkılarda bulunmuştur.

•Tanzimat tiyatrosunda, önce klasisizm (Şinasi, Ahmet Vefik Paşa) ve romantizm (Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan) akımlarının etkisi görülür.

 

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatının Sanatçıları

Şinasi Ziya Paşa Namık Kemal topluluğu olarak anılır. Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami, Ahmet Vefik Paşa, Direktör Ali Bey, Ali Suavi, I. topluluğun diğer önemli sanatçılarıdır.

 

İBRAHİM ŞİNASİ (1826 – 1871)

•I. topluluğun öncüsüdür.

•Dilde sadeleşme hareketine öncülük etmiştir.

•Edebiyatımızda noktalama işaretini ilk kez kullanmıştır.

•Kasidelerinde içerik ve şekil bakımından yenilikler görülür.

•Eserlerinde parça güzelliği yerine bütün güzelliğine önem vermiştir.

•La Fontaine’in fabllarını manzum olarak çevirmiştir.

•Durub-ı Emsal-i Osmaniye adlı eseriyle atasözlerini bilimsel bir anlayışla derlemiştir.

•İlk tiyatro eserimiz olan Şair Evlenmesi’ni (1860) yazmıştır. Şair Evlenmesi, görücü usulü ile evliliğin yanlışlığını konu edinir.

•İlk özel gazete Tercüman-ı Ahval’i (1860) Agâh Efendi’yle birlikte çıkarmıştır.

•İlk makale olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi’ni (1860) yazmıştır.

•Tasvir-i Efkâr gazetesini çıkarmıştır (1862).

•Batı’dan yaptığı şiir çevirilerini Tercüme-i Manzume’de toplamıştır.•Klasisizmden etkilenmiştir.

•Eserleri

•Tiyatro: Şair Evlenmesi

•Şiir: Müntehabat-ı Eş’ar

•Derleme: Durub-ı Emsal-i Osmaniye

•Sözlük: Kamus-ı Osmanî (tamamlayamamıştır)

•Çeviri: Tercüme-i Manzume

 

ZİYA PAŞA (1829 – 1880)

•Şiirleri divan edebiyatı tarzındadır.

•Şiir ve İnşa adlı makalesinde halk edebiyatını; “Harabat” adlı antoloji ile divan edebiyatını övmüş, bu yüzden Namık Kemal tarafından eleştirilmiştir.

•Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de vardır. Genellikle aruzu kullanmıştır.

•Bağdatlı Ruhi’ye nazire olarak yazdığı Terkib-i Bent’i önemlidir.

•Şiirleriyle toplumdaki olumsuzlukları eleştirmiş ve felsefi konuları ele almıştır.

•Dönemin idarecilerine (Özellikle Ali Paşa’ya) yönelik hicivler yazmıştır (Zafername).

•Çeviriler yapmıştır.

•Toplumsal şiirlerinde hak, hürriyet, adalet, medeniyet, ahlak gibi kavramları işlemiştir.

•Namık Kemal’le birlikte yurt dışında çıkarılan ilk gazete olan “Hürriyet”i yayımlamıştır.

•Romantizm akımından etkilenmiştir.

•Eserleri:

•Şiir: Eş’ar-ı Ziya

•Antoloji: Harabat (Antoloji, III cilt)

•Tercümeleri: Rüya’nın Encamı, Endülüs Tarihi, Engizisyon Tarihi, Emil, Tartüffe…

•Hiciv: Zafername (Nazım-nesir karışık)

•Makale: Şiir ve İnşa

•Mektup: Veraset Mektupları

•Anı: Defter-i Amal

 

NAMIK KEMAL (1840 – 1888)

•“Vatan şairi”dir.

•Şiir, eleştiri, biyografi, roman, tarih, makale gibi farklı tür­lerde eserler vermiştir.

•“Toplum için sanat” anlayışındadır.

•Eserlerinde vatan, hürriyet, özgürlük, eşitlik gibi konuları işlemiştir.

•Edebiyatçı kimliği kadar fikir adamı kimliği de önemlidir.

•Dilin sadeleşmesi taraftarıdır.

•Şiirlerini, heyecanlı bir söylevci edasıyla yazmıştır.

•Hece ile şiirler de yazmıştır; ama genellikle aruzu kullan­mıştır.

•Şiirlerinde hem konu hem de biçim bakımından yenilikler görülür.

•Ziya Paşa’nın eski edebiyatı övdüğü “Harabat” adlı anto­lojisini eleştirmek amacıyla yazdığı “Tahrib-i Harabat”la ilk eleştiri kitabı örneğini vermiştir.

•Namık Kemal, tiyatrolarında aşk dramları, vatanseverlik, fedakârlık, ahlak gibi konuları işlemiştir.

•“Vatan Makalesi” adlı önemli bir yazısı vardır.

•Tasvir-i Efkâr gazetesini Şinasi’den devralmıştır.

•Ziya Paşa ile birlikte Londra’da Hürriyet gazetesini çıkarmıştır.

•Mektupları vardır. Magosa’da yazdığı mektuplar Batılı anlamda anı türünün ilk örneği sayılmaktadır.

•Romantizmden etkilenmiştir.

•Eserleri:

•Romanları: İntibah, Cezmi

•Tiyatroları: Vatan yahut Silistre, Gülnihal, Kara Bela, Akif Bey, Celalettin Harzemşah

•Eleştirileri: Tahrib-i Harabat, Takib-i Harabat (iki eser de Ziya Paşanın Harabat’ına karşı yazılmıştır.), İrfan Paşa’ya Mektup, Renan Müdafaanamesi

•Tarih: Devr-i İstila, Kanije, Silistre Muhasarası, Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi

•Biyografi: Evrak-ı Perişan (Fatih, Yavuz Sultan ve Selahat­tin Eyyubi’yi anlatır.)

•Anı: Magosa Mektupları

 

AHMET MİTHAT EFENDİ (1844 – 1912)

•Eserlerini “halk için roman anlayışıyla” yazmıştır.

•Döneminin en çok eser veren yazarıdır.

•“Yazı makinesi” olarak nitelenen yazar, roman, hikâye ve tiyatro gibi birçok türde eser vermiştir.

•Romanlarında halkı bilgilendirmek için akışı keserek ansik­lopedik bilgiler vermiştir.

•Tercüman-ı Hakikat gazetesini çıkarmıştır.

•Teknik ve üslup bakımından zayıf eserler vermiştir.

•Dili sade ve anlaşılırdır.

•Hayatını kalemiyle kazanan ilk yazarımızdır.

•Servet-i Fünun aleyhine “Dekadanlar” adlı bir yazı yazmış­tır. Bu yazıyla Servet-i Fünuncu gençleri anlaşılmaz şiirler yazmakla eleştirmiştir.

•Felatun Beyle Rakım Efendi romanında yanlış batılılaşmayı eleştirmiştir. Bu romandaki Felatun Bey “Doğu”yu, Rakım Efendi “Batı”yı temsil eder.

•Romantizmden etkilenmiştir.

•Eserleri:

•Hikâye: Kıssadan Hisse, Letaif-i Rivayat (25 cilt)

•Romanları: Yeniçeriler, Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Felatun Beyle Rakım Efendi, Süleyman Musli, Henüz On Yedi Yaşında, Esrar-ı Cinayat, Durdane Hanım, Dünyaya İkinci Geliş, Jön Türk, Paris’te Bir Türk…

•Tiyatro: Eyvah, Çerkez Özdenler, Çengi

•Gezi: Avrupa’da Bir Cevelan

•Biyografi: Beşir Fuat

 

AHMET VEFİK PAŞA (1823 – 1891)

•Devlet adamı ve yazardır.

•Moliere’den yaptığı çeviri ve adaptasyonlarla tanınmıştır.

•Milliyetçilik ve Türkçülük akımlarının ilk temsilcilerindendir.

•Tiyatro tarihimizde özel bir yeri vardır, Türk tiyatrosunun kurucusu sayılmaktadır.

•Lehçe-i Osmanî adlı, Anadolu Türkçesine ait ilk sözlüğü hazırlamıştır.

•Klasisizmden etkilenmiştir.

•Eserleri:

•Moliere’den Tiyatro Çeviri ve Uyarlamaları: İnfal-i Aşk, Zor Nikah, Zoraki Tabip, Tabib-i Aşk, Meraki, Azarya, Yor­gaki Dandini, Savruk, Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi

•Sözlük: Lehçe-i Osmanî

•Tarih: Şecere-i Türk Çevirisi (Ebulgazi Bahadır Han’ın bu önemli eserini Türkiye Türkçesi’ne çevirmiştir.)

 

ŞEMSETTİN SAMİ (1850 – 1904)

•İlk yerli roman olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı yazmıştır.

•Diğer önemli eserleri Kamus-ı Türkî, Kamus-ı Alam ve Orhun Kitabeleri Çevirisi’dir.

 

DİREKTÖR ALİ BEY (1844 – 1899)

•Tiyatro alanındaki çalışmalarıyla ve özellikle Ayyar Hamza adlı uyarlamasıyla tanınır.

•Diğer önemli eserleri: Kokona Yatıyor (tiyatro), Seyahat Jurnali (Batılı anlamda ilk günlüktür.)

ALİ SUAVİ (1839 – 1878)

•Muhbir gazetesindeki yazılarında sade bir dil kullanarak Tanzimat dönemindeki dilde Türkçülük hareketine öncülük etmiştir.

•Milliyetçilik düşüncesinin kökleşmesine çalışmıştır.

•“Hive Hanlığı” adlı eserinde milliyetçi yönü öne çıkar.

•“Kamusü’l-UIum ve’l-Maarif” (Bilim ve Kültür Sözlüğü) adlı bir ansiklopedisi de vardır.

 

 

İkinci Dönem Tanzimat Edebiyatının Sanatçıları

İkinci dönem Tanzimat Edebiyatı sanatçılarının genel özellikleri şunlardır:

•Hamit, Ekrem, Sezai  topluluğu olarak anılır.

•Nabizade Nazım ve Muallim Naci topluluğun diğer önemli isimleridir.

•Birinci topluluktan farklı yönleri şunlardır:

•“Sanat için sanat” anlayışını savunmuşlardır.

•Batı’ya daha yakın ve daha yenilikçilerdir.

•Kişisel konulara çokça yer vermişlerdir.

•Bu dönemde romantizmden realizme geçilmiştir.

 

ABDÜLHAK HAMİT (TARHAN) (1852 – 1937)

•Şair-i Azam olarak tanınmıştır.

•Tanzimat I. dönemiyle başlayan yenileşme hareketindeki asıl başarıyı şiirleriyle sağlamıştır.

•Ölümü ve metafizik konuları ele alan felsefi şiirler yazmıştır.

•Aşk, doğa, vatan sevgisi de işlediği konulardandır.

•Sanat için sanat, anlayışındadır.

•Aruzun yanında heceyi de kullanmıştır.

•Şiirlerinde tezata yer vermiştir.

•Şiirlerinde şaşırtmacadan da yararlanmıştır.

•İlk pastoral şiirimiz olan Sahra’yı yazmıştır.

•Süslü ve sanatlı bir dili vardır; dil kurallarını fazla zorlamıştır.

•Romantizmin etkisindedir.

•Tiyatro eserleri sahne tekniğine uygun değildir, okunmak için yazılmıştır.

•Hece veya aruzu kullanarak manzum olarak kaleme aldığı tiyatroları vardır. Bazıları mensur olarak kaleme alınmıştır.

•Tiyatrolarında tarihsel ve hayali konuları işlemiştir.

•Eserleri:

•Şiir: Sahra, Divaneliklerim yahut Belde, Makber, Ölü, Bunlar Odur, Hacle, Baladan Bir Ses…

•Tiyatro: Macera-yı Aşk, Sabr-ü Sebat, İçli Kız, Duhter-i Hindu, Nesteren, Eşber, Tezer, Finten, İbn-i Musa, İlhan, Turhan yahut Endülüs’ün Fethi…

 

SAMİ PAŞAZADE SEZAİ (1860 – 1936)

•Tanzimat edebiyatının realist yazarlarındandır.

•İngiliz ve Fransız Edebiyatını iyi tanıyan bir yazardır.

•Esir kız Dilber’in maceralarını anlattığı “Sergüzeşt” (1889) romanıyla tanınır; bu romanda kölelik düzenini eleştirmiştir.

•Sergüzeşt (macera anlamına gelmektedir), romantizmden realizme geçiş özellikleri taşır.

•Toplumsal sorunları işlemiştir.

•Dönemine göre sade bir dil kullanmıştır.

•Gerçekçi yazarlardandır.

Eserleri:

•Roman: Sergüzeşt

•Hikâye: Küçük Şeyler (Batılı anlamda ilk öyküler.)

•Gezi-sohbet: Rumuzü’l-Edep

•Tiyatro: Şir

 

RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847 – 1914)

•“Üstat” olarak bilinir.

•II. Topluluğun önder nitelikli üyesidir.

•Şiir, hikâye, roman, tiyatro, eleştiri türlerinde eserler ver­miştir.

•“Her güzel şey şiirin konusu olabilir.” görüşüyle Türk şi­irinin konusunu genişletmiştir.

•“Sanat sanat içindir.” anlayışına bağlıdır.

•İlk realist roman olan Araba Sevdası’nda “Bihruz Bey” karakterinden hareketle yanlış Batılılaşmayı eleştirmiştir.

•Muallim Naci’yle eski-yeni edebiyat tartışmalarına girmiş; yeni edebiyatı ve “kulak için kafiye” anlayışını savunmuştur.

•Tartışmalar sırasında etrafında toplanan gençler üzerinde etkili olan yazar, Servet-i Fünun’un hazırlayıcısı olmuştur.

•Şiirlerinde romantiktir.

•Romanlarında realizmin etkisindedir.

•Talim-i Edebiyat adlı edebiyat bilgilerini içeren bir ders kitabı yazmıştır.

 

 

 

 

•Eserleri:

•Şiir: Nağme-i Seher, Yadigar-ı Şebab, Pejmürde, Nijad Ekrem (Ölen oğlu için yazmıştır). Zemzeme (III Cilt)

•Tiyatro: Afife Anjelik, Vuslat yahut Süreksiz Sevinç, Çok Bilen Çok Yanılır, Atala

•Roman: Araba Sevdası (ilk realist romandır.)

•Hikâye: Şemsa, Muhsin Bey

•Eleştiri: Takdir-i Elhan (Muallim Naci ile kavgaları, kafiye konusu)

 

MUALLİM NACİ (1850 – 1893)

•Tanzimat edebiyatında divan edebiyatı alışkanlıklarını savunan ve sürdüren bir yazardır.

•“Kafiye, göz içindir.” anlayışını savunmuş ve Recaizade Mahmut Ekrem’le tar­tışmıştır.

•Sade bir dille ve hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de vardır.

•Eserleri:

•Şiir: Ateşpare, Füruzan, Şerare

•Eleştiri: Muallim, Demdeme

•Anı: Ömer’in Çocukluğu

•Sözlük: Istılahat-ı Edebiye, Lügat-i Naci

 

NABİZADE NAZIM (1862 – 1893)

•Realist, natüralist özellikler taşıyan bir yazardır.

•İlk köy romanı olan Karabibik’i (1890) yazmıştır.

•Zehra adlı realist-natüralist romanı edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesi ve ilk tezli romandır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s