Göstermeye Bağlı Edebi Metinler

 

Göstermeye   bağlı edebî eserler; tiyatrolardır.

Olmuş ya   da olması düşünülmüş birtakım olayların sahne üzerinde, gerçeğe uygun bir   şekilde oyuncular tarafından gösterilmesine tiyatro denir.

Tiyatro türü, Yunanlıların MÖ   6. yüzyıldaki dinî törenlerinden (Bereket tanrısı Dionysos adına düzenlenen   şenliklerden) doğmuştur.

Tiyatronun ögeleri:

Tiyatronun   seyirci, oyuncu, sahne, eser, dil ve ifade gibi öğeleri vardır.

Tiyatro   eserlerinde oyunun temeli konuşmaya dayanır. Bu bakımdan tiyatroda konuşma   üslubu ağır basmaktadır.

Tiyatro   eserinin diğer temel özelliği okunmak   için değil, oynanmak için yazılmış olmasıdır.

Tiyatro türünü iki grupta ele alabiliriz:

1- Geleneksel Türk Tiyatrosu: Çağlar boyunca sürüp geldiği ve   doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için geleneksel Türk tiyatrosu   adı verilen tiyatro türleri Karagöz, orta oyunu, meddahlık ve köy seyirlik   oyunlarıdır.

2. Modern Türk tiyatrosu: Türk edebiyatında ilk tiyatro eseri   örneği Tanzimat Döneminde Batı etkisiyle verilmiştir. İlk tiyatro eseri,   Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” adlı oyunudur.

Modern   tiyatro eserleri konularına göre üçe ayrılır:

TRAJEDİ

İlk   tiyatro türünün adıdır. Klasik dönem trajedisinin özellikleri şunlardır.

  • Manzum        olarak yazılır.
  • Konularını        mitoloji ve tarihten alır.
  • Oyun        kahramanları soylu kişilerden seçilir.
  • Trajediler        erdem ve ahlâk temeli üzerine kurulur.
  • Vurma,        yaralama, öldürme olayları sahnede gösterilmez; konuşmalarla duyurulur.
  • Sade,        açık, anlaşılır bir dil kullanılır. Halk diline yer verilmez.
  • Üç        birlik kuralı (Konunun bir günle, bir mekânla ve tek bir olayla        sınırlandırılması ) uygulanır.

 

KOMEDİ

İnsanların   ve olayların gülünç yanlarını göstermek için yazılan tiyatro türüdür. Klasik   komedyanın özellikleri şunlardır.

  • Kişilerde        ya da toplumda görülen aksaklıklar, gülünç taraflar sergilenerek        seyirciyi hem güldürmeyi hem de düşündürmeyi amaçlar.
  • Kişiler        toplumun her kesiminden olabilir.
  • Her        türlü olay sahnede canlandırılır.
  • Konuşma        dili kullanılır.
  • Nazım        ve nesirolabilir.
  • Üç        birlik kuralına uyulur.
  • Yalnız        güldürme amacı güden komedilere vodvil (entrika        komedisi), abartılı hareketlerle sivri esprilerle güldürmeyi amaçlayan        komedilere fars (kaba        güldürü), gerçekte güldürücü olmayan bir olayı gülünçleştirerek işleyen        komedilere parodi, yergiye        dayanan komedilere satir, bir        kişinin karakterini ortaya koymak için yazılan komedilere karakter        komedisi denir.

 

DRAM

Dramlarda,   trajedilerde işlenen acıklı olaylarla komedi oyunlarında işlenen güldürü   unsurları bir arada işlenir.

Bu türün   özellikleri şunlardır:

  • Hem        acıklı hem de güldürücü olaylar, hayatta olduğu gibi bir arada bulunur.
  • Olaylar        tarihten ve günlük olaylardan alınır.
  • Kişiler        toplumun her kesiminden olabilir.
  • Üç        birlik kuralına uyulmaz.
  • Nazım        ya da nesir şeklinde olabilir.
  • Kahramanlar        ait oldukları çevrenin diliyle konuşurlar.
  • Perde        sayısı sınırlı değildir.

Başlıca   dram çeşitleri şunlardır.

Melodram: Heyecan verici, acıklı ve duygusal olaylara dayanan   müzikli drama

melodram   denir.

Feeri: Masalımsı oyunlara feeri denir.

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

Çağlar   boyunca sürüp geldiği ve doğrudan doğruya Türk kültürünün ürünü olduğu için   geleneksel Türk tiyatrosu adı verilen tiyatro türleri şunlardır:

 

Karagöz

Bir beyaz   perdenin arkasına konulan bir ışıkla ve bu ışığın önünden geçirilerek perdeye   yansıtılan şekillerle oynanan bir perde oyunudur.

Oyunun   kahramanlarından Karagöz,saf ve temiz ruhlu, olayların   gülünç taraflarını büyük ustalıkla yakalayan, zeki, okumamış fakat irfan sahibi   Türk halkını temsil etmektedir.

Hacivatise medrese tahsili görmüş, sofu,   görgülü, yabancı kelimelere sıkça yer veren bir tiptir.

Karagöz   oyunu, seyircileri güldürmeyi fakat güldürürken düşündürmeyi amaçlar.

Dört   bölümden oluşur:

Giriş (Mukaddime):Hacivat’ın müzik eşliğinde perdeye   geldiği kısımdır. Bu bölüm, Hacivat ile Karagöz’ün kavga etmesine kadar   sürer.

Muhavere (Söyleşme):Oyunun ana tipleri olan Karagöz ve   Hacivat arasında geçer. Bu bölüm yanlış anlaşılmalarla gelişir. Olmayacak bir   olay gerçekmiş gibi anlatılır, sonra bunun bir rüya olduğu anlaşılır.

Fasıl: Asıl oyunun bulunduğu bölümdür. Bu   bölüme Zenne, Tuzsuz Delibekir, Efe, gibi tipler de katılırlar.

Bitiş:Oyundan çıkartılacak dersin   söylenip, kusurlar için özür dilendiği bölümdür.

Orta Oyunu

Dört bir   yanı seyircilerle çevrilmiş bir meydanda, herhangi bir yazılı metne bağlı   kalmadan oynanan oyundur. XIX yüzyılda Karagöz ve meddah oyunlarının   gelişmesiyle ortaya çıkmıştır.

Oyunun   kahramanlarından Pişekar,Karagöz oyunundaki Hacivat’ın; Kavukluda Karagöz’ün karşılığıdır.

Ortaoyunu   dört bölümden oluşur:

Giriş: Pişekârın müzik eşliğinde oyunu takdim ettiği   bölümdür.

Tekerleme:   Pişekârla Kavuklu arasında geçen ve Kavuklu’nun gerçekleşmesi mümkün olmayan   hayalî bir olayı ( genellikle rüyayı) olmuş gibi anlattığı kısa konuşmadır.

Fasıl: Asıl oyunun ortaya konulduğu bölümdür. Bu bölümde   Pişekâr ve Kavuklu’nun yanısıra zenne, Kayserili, Külhanbeyi, Cüce ve Kambur,   Laz, Arnavut, Çelebi, Rumelili gibi oyunun diğer kahramanları da yer alır.

Bitiş: Pişekâr ile Kavuklu, kendi aralarında kısa bir   konuşma yaptıktan sonra “Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola”   diyerek bir sonraki oyunun adını ve yerini belirtirler ve oyun sona erer.

Karagöz   oyunundan tek farkı, Karagöz oyununun perdeye yansıtılan gölgeler tarafından,   orta oyununun ise canlı kişiler tarafından sergilenmesidir.

Gerek   Karagöz oyunu, gerekse ortaoyununda konu ve olayın ana hatları bellidir.   Fakat yazılı bir metin olmadığı için oyuncular kendi yetenekleri   doğrultusunda doğaçlama olarak oyunu sergilerler.

Meddah

Bir tek   kişinin bir olayı veya hikâyeyi seyirci önünde hareket ve taklitlerle   canlandırması sanatına meddahlık denir. Bu sanatı sergileyene de meddah   denir.

Meddahlık   hareketten çok ses taklidi, jest ve mimiklere dayanan bir sanattır. Meddah   her türlü insan sesini, ağlama, gülme gibi her türlü duyguyu, hareketi,   doğayla ilgili türlü durumları başarıyla taklit eder.

Aksesuar   olarak kullandığı mendil ve sopasıyla bir iskemleye oturarak söze, nükteye ve   taklide dayanan hünerini sergiler.

Günümüzdeki   stendapçılara modern meddah denilebilir mi? Tartışınız.

 

Köy Seyirlik Oyunları

Yılın   belli günlerinde, düğünlerde, bayramlarda, kutlama törenlerinde oynanan köy   oyunları davardır.

Bu   oyunlarda da ana öge taklittir ve yazılı bir metin bulunmaz. Oyuncular da   halktan insanlardır. Oyun belli bir olay seçilerek hiç hazırlık yapılmadan   sergilenir. Amaç birlikte eğlenerek hoş vakit geçirmektir.

Köy   oyunlarının Karagöz ve orta oyunundan farklı yönü, oynadıkları yörelerin   özelliklerini taşımalarıdır. Yöre insanının yaşayış biçimi, gelenekleri,   mizah anlayışı oyunlara büyük ölçüde yansır.

Modern tiyatro ile geleneksel Türk tiyatrosu   arasındaki farklılıklar:

1. Modern   tiyatro, bir metne dayanılarak hazırlanır. Geleneksel Türk tiyatrosunda ise   metin yoktur, tespit edilmiş bir olay vardır ve bu olay metinsiz ve   hazırlıksız olarak sahnede canlandırılır.

2. Modern   tiyatroda, sergilenmeden önce defalarca prova yapılır. Geleneksel Türk   tiyatrosunda ise prova yapmadan sahnelenme söz konusudur.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s