FECR-İ ÂTÎ EDEBİYATI (1909-1912) ”SANAT, ŞAHSİ VE MUHTEREMDİR.”

FECR-İ ÂTÎ EDEBİYATI (1909-1912)

”SANAT, ŞAHSİ VE MUHTEREMDİR.”

£  Servet-i Fünun’a tepki olarak 1909’da bir bildiri(manifesto, beyanname, sanat görüşleri) (bildiri yayımlayan ilk topluluk) yayımlayarak sanat dünyasına girdiler.

£  Onlar Servet-i Fünun’u batılı edebiyatı tam olarak oluşturamamakla suçladılar.

£  ”Sanat, şahsi ve muhteremdir” ilkesini benimsediler.

£  Dilleri süslü, sanatlı ve ağırdır ama yine de Servet-i Fünunculara göre sadedir.

£  Aşk, doğa konularını işlediler. Aşk genellikle hissi ve romantiktir.

£  Fransız edebiyatını örnek alıp sembolizm, empresyonizm ve romantizm gibi akımları eserlerine uyguladılar.

£  Şiire herhangi bir yenilik getirmeyip Servet-i Fünun’un devamı olmaktan öteye gidemediler.

£  Şiirde aruz ölçüsünü kullanıp ağır bir şiir dili kurmuşlardır.

£  Serbest müstezatı geliştirerek kullanmaya devam ettiler.

£  Duygulu ve romantik bir aşkı dile getirdiler.

£  Sanat anlayışlarında birlik ve bütünlük olmadığı için 1912’de dağılmışlar, bu anlayışta bir eser veremeden dağılıp Millî edebiyat ve Cumhuriyet edebiyatına dahil oldular.

Fecr-i Ati Dönemi Sanatçıları

1. Ahmet Haşim

2. Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)

3. Refik Halit (Karay)

4. Mehmet Fuat (Köprülü)

5. Ali Canip (Yöntem)

6. Şehabettin Süleyman

7. Celâl Sahir (Erozan)

8. Tahsin Nihat

9. Faik Ali (Ozansoy)

10. Emin Bülent (Serdaroğlu)

AHMET HAŞİM (1884-1933)

£  Fecr-i Âtî şiirinin en önemli sanatçısıdır.

£  “Sanat için sanat” ilkesiyle şiir yazdı.

£  Sembolizmin en önemli temsilcisidir.

£  İşlediği başlıca temalar tabiat ve aşktır.

£  Şiirlerinde hayalle birlikte musikiye önem vermiştir.

£  Lirizmi kuvvetli bir şairdir.

£  Aruzu kullanmış hece ölçüsüyle şiir yazmadı.

£  Hece veznini, köylü vezni olarak nitelendirir.

£  Şiir dili süslü ve sanatlı; düzyazı dili konuşma havasındadır.

£  En çok serbest müstezadı kullanmıştır.

£  Şiirde anlam aranmaz.

£  Şirin dili musiki ile söz arasında ve sözden ziyade musikiye yakındır. Şiirde musiki anlamdan daha önemlidir.

£  Ona göre şiir anlaşılmak için yazılmaz; şiirde anlam aranmaz; şair bir hakikat habercisi, şiir dili de bir açıklama vasıtası değildir. Şiir duyulmak için yazılır ve okunur; şair tabiatın kendine hissettirdiklerini sembollerle şiirine yansıtır, okuyan da kendi hayal dünyasına uygun olarak algılar; şiir dili de telkin görevindedir.

£  Haşim’e göre şiirin kaynağı şuuraltıdır. Şiirlerinde dış dünyayı, kişinin iç dünyasında, ruhunda aldığı şekillerle yansıtmaya çalışır. Dış dünyaya ait izlenimleri kendi dünyasında şekillendirerek ve renklendirerek ortaya çıkarır.

£  Şiirlerindeki tabiatla ilgili kavramlar şunlardır: akşam, gün batımı, şafak, gece, loş karanlıklar, ay ışığı, yıldızlar, göller, ormanlar…

£  Hayale önem verdi; toplumsal konulara hiç değinmedi.

£  Şairin şahsında var olan içe dönüklük, şiirlerinde gerçeklerden kaçış olarak ortaya çıkar.

Eserleri:

Şiir: Piyale, Göl Saatleri

Fıkra: Gurabahane-i Laklakan, Bize Göre,

Gezi: Frankfurt Seyahatnamesi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s