ŞİİRDE YORUM

Metnin özünde herhangi bir değişikliğe gitmeden okuyucunun değişen ölçütlerine, kültürüne, zevkine ve bilgi birikimine, içinde bulunduğu bağlama göre metni yeniden değerlendirmesine yorum denir.

Anlam, iletişim sırasında iletinin alıcıda uyandırdığı her türlü etkidir.Her anlam bir bağlamda oluşur ve farklı bağlamlarda farklı algılanabilir.Her şiirin anlamı birbirinden farklıdır ve şiiri her okuyan farklı bir şekilde anlamlandırır.Bir şiirin çeşitli zamanlarda, farklı kişilerce değişik yorumlanabilmesi şiirin çok anlamlılığındandır.Okurun bilgi, kültür seviyesi, zevk ve anlayışı, ruh hâli, yaşı, yaşadığı ortamı şiiri farklı anlamlandırmasında etkilidir.

Bir şiiri yorumlarken şunlara dikkat etmek gerekir:
-Şiirin yazıldığı dönemin şartlarına,
-Şairin edebî kişiliğine,
-Şairin bağlı olduğu geleneğin özelliklerine,
-Şiirin çok anlamlı olduğuna.

Şiirler çok anlamlılığını sözcüklere yüklenen yeni anlamlarla kazanır. Bu şekilde farklı yorumlanabilen, yoruma açık metinlere “açık metin” denir. Açık metinlerde, duygu, düşünce, olay ayrıntılarıyla anlatılmaz, boşluklar bırakılır; okuyucu bu boşlukları kendi istek ve beklentilerine göre yorumlar. Yorumlama yapılırken şiiri meydana getiren parçalar arasında ilişki kurulmalı, her parçanın bütün içindeki işlevi belirlenmelidir.

MEHLİKA SULTAN

Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı:
Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Kara sevdalı birer aşıktı.

Bir hayalet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü’yalarına;
Hepsi meşhur, o muamma güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.

Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: ”Belki bu son akşamdır”

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daima yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

Mehlika’nın kara sevdalıları
Vardılar cikrigi yok bir kuyuya,
Mehlika’nın kara sevdalıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.

Gördüler: ”Aynada bir gizli cihan..
Ufku çepçevre ölüm servileri…..”
Sandılar doğdu içinden bir an
O, uzun gözlu, uzun saçlı peri.

Bu hazin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o viran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.

Su çekilmiş gibi rü’ya oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayal alemi peyda oldu
Göçtüler hep o hayal alemine.

Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..
YAHYA KEMAL BEYATLI

Yukarıdaki şiirde Mehlika Sultan hayali bir sevgilidir; hayatta ulaşılması çok güç olan hedefleri sembolize eder. Mehlika Sultana aşık olan yedi genç ona ulaşmak için uzun bir yolculuğa çıkar, sevgilinin oturduğu yere (Kaf Dağı’na) giderler, hepsi onun güzelliğinden büyülenmişlerdir. Bu yolculukta zaman zaman ümitsizliğe kapılırlar; zaman zaman ona yaklaşırlar. Çıkrıksız bir kuyuya varırlar. Korkulu gözlerle kuyuya bakarlar; bir an hedeflerine ulaştıklarını düşünürler. içlerinden en küçüğü parmağından yüzüğü çıkartır ve kuyuya atar. Önlerindeki gizli, büyülü dünya birden kaybolur; kendileri de bu hayal aleminde yok olurlar.Şiiirde geçen “muamma güzel” kişinin istekleri, yüce ülküleri; “çıkrığı yok kuyu” ölümü ifade eder.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer

Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.

 

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,

Osrtralya’yla beraber bakıyorsun; Kanada!

 

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.

Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.

Bu dizelerde ‘’Eski Dünya, yeni Dünya, mahşer, cihan’’ ile yedi iklim, kum gibi kaynamak, karşında durmak’’kelime ve kelime grupları Çanakkale Savaşı sırasında Türk ordusunun karşısında âdeta bütün dünya ordularının bulunduğunu anlatıyor.Şair, bütün bu kelime kelime gruplarını bir arada kullanarak onlara bir anlam değeri kazandırmış.Ortaya çıkan bu yan değerinin sözlüklerde yer alması elbette ki mümkün değildir.

 

Merdiven

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak

Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

 

Sular sarardı yüzün perde perde solmakta

Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

 

Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller

Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer

 

Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta

Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

Ahmet Haşim

Merdiven şiirinde Hâşim, insanın hayat merdiveninin basamaklarını birer birer tırmanırken yaşlanmasını ve ölüme doğru olan yolculuğunu çeşitli sembollerle dile getirmiştir.Şiirdeki ‘’güneş renkli yapraklar’’,’’sararan sular’’, ‘’yüzün perde perde solamsı’’, kanayan güller’’,’’kanlı bülbüller’’,’’yanan sular’’hep birer semboldür.Hayat merdivenlerini ağır ağır çıkan insanların, gerdie pek çok hatıra bıraktıklarını ve bu insanların, hayatın sonuna yaklaşmanın verdiği hüzün ve karamsarlıkla gökyüzüne umutsuzca baktıklarını anlatmaktadır.Şair daha sonraki bölümlerde de hayatın akşamını yaşayan yani ömürlerini sonuna yaklaşan insanların ruh hallerini anlatmış; kızıl havaların, kırmızı güllerin, havuzda güneşin yansımasıyla kızaran suların bu insanlara ölümün yaklaşmakta olduğunu hatırlattığını söylemiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s